Ah min-el aşk ve min-el garaib

TOPAÇ ÇEVİREMEYEN KIZIN DRAMI
-Özge! Bak ne aldım!
-Ne?!
-Topaç
-Eneee!!Babam çok çevirirmiş bundan yaee çok severim
-Bak çeviriyim de gör.
(vuuuuiivvvv)
-Vayss süper ya dur bende deniycem
(….)
-Dönmedi ya!!
-Bak ipi şmyle sarıcan.Çok ileri atma,ipi çek
-…
-E olmadı! L
-Yok bak sardın mı?
-Dur sarıyorum.tamam şimdi?
-Çok sert atma elinle ipi çek.
-..
-Off olmuyo ya(halı üzerine otur)Ağlıycam yemin ederim.
-Özge okulda moda oluyomuş bu.Bütün yakışıklı çocuklar topaç çeviriyo sen bakıyosun.
-Çevirecem yaa.
-…
-Yaa s.kecem ya topacını!!
-Çeviremedin mi Özge ya?!
-Suss!Yemin ederim vururum sana.Suss!
BAKKALDA
-Kadir abi topaç ne kadardı?
Önce renkler parlaklığını yitirir.her şey daha mattır daha detaysız. Ardından bütün suratlar ifadesizleşir. Uzaklaştıkça her şey siluet halini alır.bulanıklaşır. Yanlış anlamayın ben sadece miyobum.aklınıza başka bir şey gelmesin…
Sokak,anneannemin gitmesidir biraz;benim cama dayanıp ağlamam,onun uzakta kaybolana kadar dönüp dönüp el sallamasıdır.yıllar sonra yaşlanıp bizim eve taşındığında yer değiştirdik;bu kere o,içmeye Beyoğlu’na çıktığımda aynı evin aynı penceresinden ben kaybolana kadar arkamdan el sallamıştır. Sokak,gidenle arkada kalanın arasındaki göbek kordonudur;bu kordonu yalnızca hayat yolunda çıktığınız zalim caddeler keser. -d.i.ö